DSÖ: Beyrut'un 2 büyük hastanesini etkileyen tahliye emirleri siviller için alternatif bırakmıyor


Abubakar, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak değerlendirmelerde bulundu.


Beyrut’un hastaların sevk edildiği iki büyük hastanesini etkileyen tahliye emirlerinin siviller için alternatif bırakmadığını vurgulayan Abubakar, dün yayımlanan ve Beyrut’un geniş bölgelerini etkileyen tahliye emirlerinden derin endişe duyduklarını dile getirdi.


Abubakar, “Bu tesisler şu anda tam kapasiteyle çalışıyor ve 8 Nisan’daki yıkıcı olaylar sırasında ağır yaralananlar da dahil yüzlerce hastaya hayat kurtarıcı bakım sağlıyor. Şu anda bu tesislerde 450’den fazla hasta yatıyor. Bunların yaklaşık 40’ı yoğun bakımda olup durumları hayati tehlike arz ediyor ve kesintisiz, uzman desteğine ihtiyaç duyuyor.” bilgilerini paylaştı.


Bu tür hastaların zorunlu tahliyesinin oluşturacağı zorluğa işaret eden Abubakar, onları kabul edecek kapasite, ekipman ve personele sahip alternatif tesislerin olmamasının hayatta kalmaları için acil ve ciddi bir risk oluşturacağına değindi.


“(İsrail saldırılarında) 300’den fazla can kaybı ve 1100’den fazla yaralanma yaşandı”


Abubakar, “(8 Nisan’daki İsrail saldırıları sırasında) Dakikalar içinde 100’den fazla saldırı gerçekleşti ve Beyrut’u büyük ölçüde etkiledi. Sağlık sistemi sınırlarına kadar zorlandı. 300’den fazla can kaybı ve 1100’den fazla yaralanma yaşandı. Bu iki sevk hastanesi acil müdahalenin ön saflarında yer aldı ve sadece bir tesiste 140 ölüm vakası kaydedildi. Birçok kurbanın kimliği henüz belirlenemedi, bu da krizin boyutunu ve ciddiyetini yansıtıyor.” ifadelerini kullandı.


2 Mart’tan bu yana Lübnan’da devam eden saldırıların 1900’e yakın ölüm ve 6 binden fazla yaralanmaya neden olduğunu aktaran Abubakar, özellikle Beyrut’un güney banliyölerinin bu saldırılardan çok etkilendiğinin altını çizdi.


Abubakar, saldırılardaki tırmanışın sağlık sistemi üzerinde benzeri görülmemiş bir baskıya neden olduğunu belirterek, “Sadece 40 günde, yaklaşık 1,1 milyon insan (Lübnan’daki her beş kişiden biri) yerinden edildi ve bunların büyük çoğunluğu Beyrut ve Dahiye bölgesinde yoğunlaştı. Bu süreçte 13 hastane hasar gördü ve 6’sı kapanmak zorunda kaldı. Bu da kalan faal tesislere muazzam bir yük bindirdi.” diye konuştu.


Sağlık tesisleri, sağlık çalışanları ve hastaların korunması ve bakımın sürekliliğinin sağlanması için tüm önlemlerin alınması için acil çağrıda bulunan Abubakar, sağlık hizmetlerine güvenli erişimin de önemine işaret etti.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir