Samanyolu Galaksisi’nin merkezindeki parlak şişkinliği gözler önüne seren bu tarihi kayıt, Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin keşfinde bilim insanlarına rehberlik edecek.
Karanlık evren dedektifinden ışığa yolculuk
Asıl görevi evrenin üçte birini haritalandırarak karanlık madde ve karanlık enerjinin gizemlerini çözmek olan Euclid, 2023 yılında uzaya fırlatıldı. Görevi yürüten uzmanlar, teleskobun gelişmiş görünür ışık kamerasını bu kez gökyüzünün en parlak noktasına çevirmeye karar verdi ve ortaya bu devasa harita çıktı.
Dünya’dan 1,5 milyon kilometre uzaklıkta bulunan Euclid, bu görüntüyü elde etmek için Mart 2025’te 26 saat boyunca çekim yaptı. Ortaya çıkan dev mozaik, her biri gökyüzünde Ay’dan daha büyük bir alanı kaplayan dokuz ayrı fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturuldu. Siyah beyaz olarak yakalanan ana kareye, Hawaii’deki Kanada-Fransa-Hawaii Teleskobunun gözlemleri kullanılarak renk eklendi.
“Kozmik büyüteç” ile ötegezegen avı
Bilim insanları bu çalışmanın sadece görsel bir şölen sunmak için yapılmadığını, milyarlarca yıldız barındıran bu bölgenin ötegezegen avı için mükemmel bir laboratuvar olduğunu vurguluyor.
Fotoğraf doğrudan yeni bir gezegen keşfetmese de barındırdığı 51 bilinen gezegen sistemi ve gelecekte bulunacak diğer dünyalar için kritik veriler sunuyor.
Bilim insanları, “mikromerceklenme” adı verilen ve arkadaki bir yıldızın ışığının, öndeki bir başka yıldızın kütleçekimiyle bükülüp parlaması esasına dayanan yöntemi kullanıyor. Öndeki yıldızın yörüngesinde bir gezegen varsa, bu ışıkta küçük bir sapma daha meydana geliyor ve uzmanlar bu sayede gezegenlerin kütlesini net olarak ölçebiliyor.

Uzmanlar, yeryüzündeki teleskoplarla binlerce saat sürecek bu taramanın Euclid tarafından sadece 26 saatte tamamlandığına dikkat çekiyor.
Bu tarihi fotoğraf, gelecekte NASA’nın Nancy Grace Roman uzay teleskobu gibi araçların yapacağı keşifler için de bir geçmiş zaman referansı ve kütle ölçüm kılavuzu olarak kullanılacak.
.jpg)










